Sabah alarm çalar çalmaz yataktan fırlayarak kalkmak veya susuzluğu gidermek için bir dikişte hızlıca su içmek gibi sıradan eylemler, beyin sağlığı üzerinde beklenmedik bir baskı oluşturabiliyor. Uzmanlar, "sağlıklı" olduğunu düşündüğümüz bu alışkanlıkların nasıl birer risk faktörüne dönüştüğünü 6 kritik maddeyle özetliyor.
Araştırmalar, binlerce yıldır şifa kaynağı olan çörek otunun; karaciğer yağlanması, iltihaplı romatizma gibi
sağlık sorunlarına iyi geldiğini gösteriyor. Ancak etkilerinden faydalanmak için sadece poğaça, börek gibi hamur işleriyle tüketmek yetmiyor… Ölçüsünü ve tüketim şekillerini iyi bilmek gerekiyor.
Aşırı sıcaklar ve yüksek nem nedeniyle özellikle baş ağrısı, baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu ve mide bulantısı şikayetiyle hastaneye başvuranların sayısı artıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Siyavuş Muhammedrezai beyin kanamasının 8 belirtisini sıraladı.
Günümüzde kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan birini miyomlar oluşturuyor. Bazen hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyen miyomlar, bazen de şiddetli ağrı ve kanama ile günlük yaşamı kabusa çevirebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen miyomlar hakkında en sık sorulan soruları ve tedavide yeni nesil yöntemleri anlattı.
Antosiyanin; bitkilere mavi, mor ve kırmızı renkleri veren doğal pigmenttir. Bu sayede meyve sebzeler çok güçlü antioksidanlara dönüşür. Kalpten, kan basıncını düşürmeye ve kanser riskini azaltmaya kadar birçok faydası olan bu yiyecekler günlük beslenmeye eklenmelidir.
Vücudumuza her gün çok fazla toksin yükleniyor. “Serbest radikal” olarak bilinen bu toksinlerle de doğal savunma sistemimiz başa çıkamıyor. Dolayısıyla sağlığımızı korumak için güçlü antioksidanlardan destek almak gerekiyor. Bu antioksidanlardan biri olan quercetin de toksinleri etkisiz hale getiriyor.
‘’Çocuğum okulda neden başarısız? Sebebi dikkat eksikliği olabilir mi yoksa hasta mı’’ gibi şüphelerde akla ‘kansızlık’ gelmeli. Bu kadar basit ama önemli bir durum, doğru teşhis ve tedavi edilmezse anne ve babalar; doktor, okul ve psikolog üçgeninde gezinir dururlar.
“Kalbin biyolojik yaşı” takvim yaşından farklı olarak kalbin yaşlanma hızını gösteren bir kavramdır. Yani kalbin yaşı, kalbin kaç kere attığıyla değil, nasıl attığıyla ölçülür. Bazen 40 yaşındaki bir kişinin kalbi 60 yaşında gibi davranabilir. Bazen de bunun tam tersi 60 yaşındaki
birinin kalbi 40 yaşındaymış gibi sağlıklı ve güçlü olabilir.