

Boston Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada yaklaşık 4 bin kişinin beslenme alışkanlıkları yıllarca incelendi. Katılımcıların günlük tüketim alışkanlıkları kayıt altına alındı ve ardından sağlık durumları uzun süre takip edildi. Araştırmanın en çok konuşulan kısmı ise yapay tatlandırıcı içeren içecekleri her gün tüketen kişilerde ortaya çıkan sonuçlar oldu.

Araştırma bulgularına göre günde en az bir kez yapay tatlandırıcılı içecek tüketen kişilerde bunama ve felç riskinin belirgin şekilde yükseldiği görüldü. Çalışmada düzenli tüketim yapan bireylerin Alzheimer gelişme olasılığının yaklaşık 2.9 kat arttığı ifade edildi. Felç riskinde ise yaklaşık 3 katlık bir artış dikkat çekti. Sonuçların yayımlanmasının ardından sağlık dünyasında büyük tartışmalar başladı.

Araştırmacılar bu sonuçların doğrudan sebep sonuç ilişkisi kurmadığını özellikle vurguladı. Bilim insanları, “Diyet içecek bunamaya neden oluyor” şeklinde kesin bir yargıya varılamayacağını belirtti. Bunun yerine elde edilen verilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Çünkü insanların genel yaşam tarzı, beslenme düzeni, egzersiz alışkanlıkları ve sağlık geçmişi de sonuçları etkileyebiliyor.

Araştırmanın yayımlandığı dönemde bilim dünyasında en çok konuşulan noktalardan biri de yapay tatlandırıcıların vücut üzerindeki uzun vadeli etkileriydi. Uzmanlar yıllardır şekerin zararları üzerinde dururken, milyonlarca insan düşük kalorili seçeneklere yönelmeye başlamıştı. Market raflarında şekersiz ibaresi taşıyan ürünler hızla arttı. Ancak yeni çalışmalarla birlikte sorular da çoğalmaya başladı.

Araştırmacılar yaş, eğitim düzeyi, cinsiyet ve fiziksel aktivite gibi değişkenlerin de dikkate alındığını söyledi. Buna rağmen kesin bir sonuca ulaşmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu belirtildi. Çünkü uzmanlar, yapay tatlandırıcılı içecekleri tercih eden kişilerin zaten bazı sağlık sorunlarına sahip olabileceğini düşünüyor.

Beslenme uzmanları da son yıllarda ilginç bir noktaya dikkat çekiyor. Bazı çalışmalar yapay tatlandırıcıların beynin tat algısını etkileyebileceğini öne sürüyor. Uzmanlar tatlı hissinin alınmasına rağmen gerçek şeker gelmemesinin beyinde farklı tepkiler oluşturabileceğini söylüyor. Bu durumun ilerleyen süreçte iştah mekanizmasını etkileyebileceği üzerinde duruluyor.

Günlük hayatın hızlı temposunda küçük görünen alışkanlıklar yıllar içinde büyük sonuçlar oluşturabiliyor. Uzmanların altını çizdiği asıl nokta da burada ortaya çıkıyor. Bir kutu içeceğin tek başına hayatı değiştirmesi beklenmese de düzenli tüketim alışkanlıkları uzun vadede önemli etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, masum görünen günlük rutinlerin zaman zaman yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor.





